BİZİMLE RAFTİNG YAPMAYA VARMISINIZ ?

                  

                                                                                               

Rafting, raft adı verilen botlarla, debisi yüksek nehirlerde yapılan bir akarsu  sporudur. Raftingde asıl olan içinde bulunduğunuz raftı devirmeden, kürekle yönlendirerek kayalar ve engeller arasından geçirmektir. Rafting, 6 ile 8 kişilik takımlar halinde yapılır ve başarılı olabilmek tek vücut gibi hareket eden bir takım olabilmekten geçer. Bu sporda akarsular zorluk derecesine göre altı dereceye ayrılırlar. 6. derece en zor parkurları, 1. derece ise en kolay parkurları belirtir.

Türkiye'de rafting yapılan nehirler

Türkiye'nin her bölgesinde rafting için elverişli nehirler bulunmaktadır. Özellikle Köprüçay, Dalaman çayı, Alara çayı, Dim Çayı, Çoruh Nehri, Melen çayı, Eşen çayı, Manavgat çayı, Zamantı çayı, Fırtına Deresi, Maçka, Tortum ve Barhal çayı bunların en bilinenleridir.

Raftingin türlü zorluk dereceleri var elbette. Bu zorluk derecelerini nehrin akış hızı, kayaların çokluğu gibi etkenler belirliyor. Akarsu, yatağı içinden geçerken çeşitli doğal engelleri geçmek zorundadır. Suyun yolunu kesen bu engeller genel akışın hızını ve yönünü etkiler, suda türbülanslar, dalgalar ve akışta ani süratlenmeler oluşturur. Akarsu sporlarında, bu tür beyaz ve köpüklü görüntüler sergileyen bölgelere "Rapid" (Şarlak) adı veriliyor.

Hızlı akan nehirlerde kontrolü sağlamak zor olduğu için, nehirler akış hızlarına göre, yani zorluk derecelerine göre numaralandırılıyor.

Derece 1: Çok basit akıntıya sahiptir. Küçük kolay geçişler için uygundur.

Derece 2: Akıntı azdır; düzenli bir akışa sahiptir. Küçük kayalar ve dalgalar vardır, ancak hiçbir tehlikesi olmayan, basit geçişler için elverişlidir.

Derece 3: Orta zorluktadır. Bu sınıfta boyu bir metreyi bulan dalgalanmalar oluşabilir. Görüş mesafesi sınırlıdır.

Derece 4: Çok zor ve büyük rapidler vardır. Düşüşlerin başlangıcını ve bitişini kestirmek güçtür. Hırçın geçişler ve zorlu engellerle dolu bir sınıftır.

Derece 5: Aşırı zor, yüksek debi ve akıntı, tehlikeli kayalar, dik yamaçlar, arka arkaya gelen düşüşler, ilerlemede sınırlı geçişler vardır. Amatör raftingciler için önerilmeyen parkurdur.

Derece 6: Nehrin metrelerce yukarıdan dökülür; sık engellerle doludur. Geçişi uzman raftginciler için bile zor ya da imkansız olan sınıftır.

Herkes Rafting Yapabilir mi?
Rafting, herhangi bir beceri ve fiziksel kondisyon gerektirmediğinden dileyen herkes bu sporu yapabilir. İlk iki derece için yüzme bilmek bile gerekmeyebilir ancak hakiki, adrenalin isteyen bir rafting yapabilmek için iyi yüzmek bilmek gerekli. Bir de sizi yönlendirecek ve bilgilendirecek bir rehber... Yani rafting yapabilmeniz için bir kursa gitmenize gerek yok. Bütün güvenlik önlemleri, 45 dakika süren kısa bir eğitimle size de öğretiliyor ve gerekli malzemeler sizin için temin ediliyor. Giyinip kuşandıktan sonra, tecrübenize göre bir bota yerleştirilip suya bırakılıyorsunuz. Botunuzda yer alan rehber ve yardımcısı sürekli olarak telkinde bulunuyor ve herhangi bir zorlukla karşılaştığınızda ne yapmanız gerektiğini konusunda yardımcı oluyor.

Başlangıçta her nehirde rafting yapma şansına sahip değilsiniz, çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi nehirlerin zorluk dereceleri bulunuyor. Örneğin dünyanın en sert akan ikinci nehri olan Çoruh Nehri'nde rafting yapmak, ancak tecrübeliler için mümkün olabiliyor. Ancak akıntının azaldığı bölümlerde yeni başlayanlar için uygun koşullar bulunabilir.

Yeni başlayanlar için ülkemizdeki en ideal yer Köprülü Kanyon olarak gösteriliyor. Köprülü Kanyon'da, doğal yapının güzelliği yaptığınız spora daha da büyük keyif katıyor. Tek sorun ise başlangıçta da yazdığımız gibi, grupla takım halinde, doğru kürek çekebilmek. Aksi halde botun dengesi bozularak devrilebiliyor.

Rafting için gerekli malzemeleriniz olduğu ve gerekli güvenlik önlemleri alındığı sürece rafting tehlikeli bir spor değil. Yani, can yeleği, kask, ayakkabı, rescue rop (kurtarma ipi) ve flip rop (devrilen botu çevirmek için kullanılan ip) rafting yapabilmek için mutlaka olması gereken malzemeler.

Nerede Rafting Yapılabilir?
Türkiye her bölgesinde rafting için elverişli nehirler barındırıyor. Özellikle Çoruh Nehri, Manavgat Çayı, Melen, Köprüçay, Dim Çayı, Alara Çayı ve Dalaman Çayı bunların en çok bilinenleri. Son birkaç yıldır rafting için elverişli hale getirilen bu nehirlerde dört mevsim rafting yapabilmek mümkün. Bu özelliğiyle pek çok yabancı turist ve profesyonel yalnızca rafting için buraya geliyorlar.

Türkiye'de rafting'in tanınmasıyla birlikte bir "Kano ve Rafting Federasyonu" da kuruldu. Bunun yanı sıra hafta içi, hafta sonu, günübirlik ya da konaklamalı rafting turları düzenleyen turizm şirketleri kuruldu. Bu kuruluşlar uzman rehberler eşliğinde rafting turları düzenliyorlar. Her türlü malzeme ve rehber onlar tarafından sağlanıyor.

İspir İlçesi'nde düzenlenen Çoruh Nehri'ndeki kano yarışmalarının 2. ayağı tamamlandı..İspir İlçesi Kaymakamlığı ve İspir Belediye Başkanlığı'nca organize edilen İngiltere Rafting ve Kano Federasyonu'nda görevli Dave Manby ile Türk kanocu Sencer Solakoğlu'nun hazırlıklarını yaptığı kano yarışlarının 2. ayağı, İspir İlçesi'ne bağlı Karakale Köyü sınırları içinde Çoruh Nehri'nin 1 kilometrelik parkurunda gerçekleştirildi. Yarışmanın 2. ayağına, bayanlarda 9, erkeklerde ise 25 kanocu katıldı. Yarışmayı yöredeki çok sayıda vatandaş ilgiyle izlerken, parkurun zorlu olması nedeniyle kanocular izleyenlere de heyecanlı anlar yaşattılar.
Bayanlar ve erkekler olmak üzere 2 ayrı kategoride düzenlenen yarışmada, bayan kanoculardan Buffy Burge, erkeklerden ise Dave Garringer birinci oldu. Öte yandan kano yarışmalarının organizatörlerinden Sencer Solakoğlu, 7 ayak halinde düzenlenmesi planlanan yarışmanın son 2 ayağını, zaman sıkıntısı nedeniyle iptal ettiklerini belirterek, yarışların son 3 ayağının Artvin'nin Yusufeli İlçesi sınırları içinde yapılacağını bildirdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi ve Çoruh Nehri Vadisi

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Efes Pilsen'in ortaklaşa düzenlediği projeyle Çoruh Vadisi hem korunacak, hem de 'alternatif bir turizm bölgesi' halini alacak. 'Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi' (DATEM) başarılı olursa turizm açısından geliştirilebilir diğer bölgelerde de sürdürülmesi planlanıyor. Proje kapsamında bölgede zor ve kolay trekking rotaları oluşturulacak, nehir sporları için yeni alanlar belirlenecek, dağ bisikleti kapasitesi geliştirme çalışmalarında bulunulacak ve yerel halka eğitimler verilecek. Botanik açıdan çok zengin olan Çoruh Vadisi'nde endemik bitkiler, flora-fauanın yanı sıra kuş, kelebek ve yaban hayatı gözlemciliği de ön plana çıkıyor. Proje kapsamında, flora-faunayla ilgili seminer ve geziler düzenlenecek. Botanik envanterinin oluşturulması, kuş gözlem noktalarının belirlenmesi, kuş göçleri ve kelebek izleme etkinliklerinin düzenlenmesi için çalışılacak. Bölgenin en önemli özellikleri arasında gösterilen 11. yüzyıla ait tarihsel doku, vadideki manastır ve Gürcü kiliseleri koruma altına alınacak.

Yeni iş olanağı bekliyoruz

Bölgedeki pek çok ilçe ve köyün sürekli göç verdiğini anlatan Erzurum Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, Doğu Anadolu Turizmi Geliştirme Projesi'nden umutlu: "Bu vadide göç veren ilçelerden biri de Uzundere'dir. İşsizlik sorunu nedeniyle halkımız göç etmek zorunda kalmaktadır. Bu proje ile göç durdurulabilir. DATUR projesinin tamamlanmasıyla turist çekecek olan ilçemizde hizmet sektörünün canlanmasını ve yeni iş olanaklarının da artmasını ümit ediyoruz."


Proje turizm eğitimleri, bölgeye ilgi oluşturacak ve halka gelir getirecek yeni ürünlerin oluşturulması, tanıtım, örgütlenme ve sosyal çalışmaları içeriyor. Efes Pilsen Bira Grubu Pazarlama Müdürü Dilek Başarır, Çoruh Vadisi'nin, geçimini tarımdan sağlayan ve özel sektör ekonomisi ve girişimcilik kapasitesi gelişmemiş bir yöre olduğunu belirterek "Projeyle tarım dışında alternatif gelir kaynakları yaratarak bölgesel eşitsizliklerin azaltılmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu çalışmalar sonucunda yeni iş fırsatları ve yerel girişimler geliştirilerek turizmin bölgede alternatif gelir kaynağı olmasının sağlanmasına çalışılacak" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre ise proje çerçevesinde, katılımcı planlama ve uygulama için turizmi geliştirme kurulları oluşturulacak ve İspir ile Uzundere ilçelerinde turizm ofisleri kurulacak.
Erzurum Uzundere Belediye Başkanı Özsoy, yaklaşık 1 milyon YTL kaynağın kullanılacağı projeyle kırsal turizmin gelişeceğine ve hizmet sektörünün de canlanacağına inanıyor. Bölgenin eşsiz doğasının yanı sıra zengin kültürel mirasıyla da dikkate değer olduğunu vurguluyor: "'Kuzeydoğu Türkiye'nin yüksek dağları yüzyıllarca birçok dilin konuşulduğu, birçok geleneğin yan yana yaşadığı zengin bir kültürü barındırdı. Bölgede bu zengin kültürel tarihe en iyi tanıklık eden anıtlar şüphesiz ilçemizdeki görkemleri ve Ortaçağ Batı Avrupa mimarisiyle boy ölçüşebilecek Gürcü kiliseleridir."